ÇOK ÖZLEDİM TOKAT İLİMİ

 

Duman duman bizim elin dağları,

Ah o taşlı tozlu uzun yolları,

Etrafında yemyeşildir bağları,

Çok özledim ben de Tokat ilimi…

 

Yanı başında olan yüksek kalesi,

Ne güzeldir, o tarihi müzesi,

Camisinden çıkar ezanın sesi,

Çok özledim ben de Tokat ilimi…

 

Yüksek yüksek yemyeşil yayalaları,

Sıralanmış yayılıyor sürüleri,

Bahar gelir meler koyunu kuzuları,

Çok özledim ben de Tokat ilimi…

 

Turhal’dan Tokat’a yeşil Kazova,

Karlar mı! Yağmış,güzel Topçam’a

Doyulmaz güzel akar yeşil ırmağa,

Çok özledim ben de Tokat ilimi…

 

Benim ilçem Mamubelinden görünür,

Almus şirindir, güzeldir, yeşile bürünür,

Almus barajında da hoşca yüzülür.

Çok özledim ben de Tokat ilimi…

 

Reşadiye bir başka güzel şifa kaynağı,

Kaplıcalar sıcak sıcak güzel hamamı,

Sebzesi bol , ayvaz su orada unutmam Niksar’ı,

Çok özledim ben de Tokat ilimi…

 

Tuğlası, kiremidi zengin kent güzel Erbaa…

Tarihiyle güzel şehir Zile’de orada,

Görmeden geçemeyiz şirin Turhal’ ıda,

Çok özledim ben de Tokat ilimi…

 

Güzel ilçelerden biri Artova’sı,

Güzeldir güzel yaylaların havası,

Verimlidir ekini bol tarlası,

Çok özledim ben de Tokat ilimi…

 

Gazi Osman Paşa’nın öz torunu,

Türklükle yoğrulmuş insanının hamuru,

Merttir insanı, güzeldir kadınları, kızları,

Çok özledim ben de Tokat ilimi…

 

Doğduğum yer Dikili orada büyüdüm,

Çok görmeyin bana, ülkemi, insanları çok sevdim.

Aşık Hüseyin’de şiirimin sonuna geldim.

Çok özledim ben de Tokat ilimi…

 

Yazan : Hüseyin YILDIZ

Tokat / Almus / Dikili Kasabası

 

***** **** **** ****  **** ****** ****

 

 

   ESKİDEN Dİ GÜZELLİKLER…

 

Sivri dağı, Mehrap dağı arası,

İşte! Doğduğumuz yer, köyümüz burası.

Yaktı beni bu ayrılık yarası

Güzeldir, güzel olur memleket havası.

 

Eskiden gür akardı,çeşmelerin suları,

Erimiş mi? Yılançalın karları,

Ah bir görsem, baş yaylayı kırları,

Güzeldir.güzel olur şu köyümün havası.

 

Kaya dibinde sohuda bulgur döverdik.

Eskiden sevgi saygı çoktu, birbirimizi severdik.

Kırlara,yaylalara atlarla giderdik.

Güzeldir, güzel olur memleket havası.

 

Dönerdik unutmam etrafında setenin,

Aklındadır, o günleri yaşayanın, bilenin.

Çalışkandı insanları, lezzetliydi ekmeği,

Güzeldir, güzel olur memleket havası.

 

Kara sabanla tarlaları sürerdik.

O zaman birbaşka bereketli ekmeği yerdik.

Bu güzellikler kalmadı, kimlere verdik?

Bir başka sevgiydi, köyümüzü öyle severdik.

 

Köyümün ortasında gür akardı deresi,

İnsanımın bitmez gurbet elde çilesi,

Yoktur şu gurbetin ayrılığın çaresi,

Güzeldir.güzel olur şu köyümün havası.

 

Atının üstünde eyeri,heybesi,

Hoş olurdu çayırlarda kuzu gütmesi.

Bir başkaydı ormanlarda kuşların ötmesi,

Güzeldir.güzel olur şu köyümün havası.

 

Ağrıt yaylası, yaylaların yaylası,

Mis gibi kokardı dağların havası,

Ekinleri yemyeşil güzel tarlası,

Güzeldir.güzel olur şu köyümün havası.

 

Ağ yazıda ekinleri ekilmiş,

Yol kenarına ağaçları dizilmiş.

Ana baba yalnız köyda, üzülmüş,

Güzeldir.güzel olur şu köyümün havası.

 

Harmanlarda durmadan düven sürerdik

Tarlalarda darı calazını dürerdik.

Darıları kurutup gençler toplanıp döverdik

Bir bşkaydı köyüm,bir başkaydı eskiden.

 

Bayramlarda salıncaklar kurardık.

Mala,davara zilleri,kelekleri takardık.

Kınalı koçlarla hava atardık,

Bir başkaydı köyüm,bir başkaydı eskiden.

 

Aşık Hüseyin’in gönlü sizlerle,

Eski günlere götürdü, sizi sözlerle,

Bu günleri yazdı, ağlayan gözlerle,

Güzel olan her şeyi, yaşamak güzel sizlerle….

 

 

Yazan: Hüseyin YILDIZ

                     Dikili Kasabası

                      Almus/TOKAT

 

 

NE OLDUK AVRUPALIM

 

Eskiden saçı uzun erkeğe derlerdi hippi.

Şimdilerde saçı uzun kulağında küpe ne oldu tipi.

Aranır oldu Anadolu genci gerçek Türk gibi.

Sahi biz kimiz, ne oldu Avrupalı mı?

 

Eskiden kısa derdik kızlarımız giyerdi, mini eteği.

Şimdilerde moda oldu açtılar göbeği,

Arar olduk Anadolu kızını, kalmadı köylü güzeli,

Sahi biz kimiz, ne oldu Avrupalı mı?

 

Örfüne, adetine halkına yabancı sanatçı,

Kılık kıyafetini bozmuş, kendini kaybetmiş inatçı,

Çenede nokta sakal arkadan bağlamış saçı,

Sahi biz kimiz, ne oldu Avrupalı mı?

 

Üniversite deyince adam olmak, akla gelir ilim,

Orada okuyan gençlerin haline bakın filim,

Bunların kültür, ilim neyine, bunların sonu vahim.

Sahi biz kimiz, ne oldu Avrupalı mı?

 

Otobüs durağı metro tramvayda kitap elde  perişan,

Bir kız kolunda manita diyorlar sarmaş dolaş halinden utan,

Yok mu? Bu gençlerin gidişi kötü, elinden tutan!

Sahi biz kimiz, ne oldu Avrupalı mı?

 

Bunlar Türkiye’nin aydını okullarda rektör,

Başını örten kızımızı Allah diyeni arıyorlar, sanki dedektör,

Yüksek okullar para yeme yeri olmuş sanki bir sektör.

Sahi biz kimiz, ne oldu Avrupalı mı?

 

Yürüyorlar utanmadan Vatan Millet için değil,

Çıkarlarına dokundunuz mu? İrticacı hoş değil

Bunların çoğu Atatürkçü değil sanki Türk değil,

Sahi biz kimiz, ne oldu Avrupalı mı?

 

Biz iş adamıyız Avrupalıyız dediler,

Bu milletin, öksüzün hakkını yediler,

Bunlar Türk değil bence bu milleti sevmediler,

Sahi biz kimiz, ne oldu Avrupalı mı?

 

Yunan takımı futbolcusu Türk takımı yan yana,

Bizim futbolcuların kılığına tipine , bakın aynaya,

Erkek gibi ol, pırıl pırıl bir Türk genci gibi çık sahaya,

Sahi biz kimiz, ne oldu Avrupalı mı?

 

Çenesinde gençlerin çizgi sakal,

Yok mu? Bunların ana, baba dostu yakını,

Bunlar nereli, kimlerden alıyorlar aklı,

Sahi biz kimiz, ne oldu Avrupalı mı?

 

Senaryosonu  yazmışlar uzun zuzn diziler,

Türkün töresinde mi! Evlere ayakkabıyla girdiler,

Bunlar kötü örnek oldular, biz batıcıyız dediler,

Sahi biz kimiz, ne oldu Avrupalı mı?

 

Avrupada halkın parasını çalamazlar,

Adamlarda adalet var, kimseyi kayırmazlar,

Trafikte bile hatalı olunca kaçamazlar,

Sahi biz kimiz, ne oldu Avrupalı mı?

 

Yazan : Tantaloğlu  Hüseyin YILDIZ

Dikili Kasabası / Almus / TOKAT

 

 

DİKİLİNİN SESİ

 

Yine yaz günü Haziranın beşi,

Yine gür çıkıyor bugün Dikilinin sesi.

Yüzünde eksik olmasın köylümün neşesi,

Çok güzel oluyor herkesin bir araya gelmesi.

 

Davullar çalacak oyunlar oynansın,

Dikili’nin birliğini götrenler kıskansın,

Bacı, kardeş, amca yeğen birbirine sarılsın,

Bugün oynama günü gençlerimiz oynasın.

 

Dikili’nin güzel açar çiçeği,

İşte bir bütünüz burada gerçeği,

Güzel işler yapıyor istanbul’un derneği,

Sürecek köylümün derneğimize desteği.

 

Dikilinin sıra sıra dağları,

Çiçekler açmış bahçeleri bağları,

Haydin dostlar geldi yayla çağları,

Dikili’de şenlik var mis gibi yaylaları…

 

Dernek başkanımız Orhan Yavuz ve ekibi,

Sanki Dikili’nin Ankara’da millet vekili

Gece gündüz çalışıp düzenledik pikniği,

Boş durma yok Allah bile sevmez tembeli….

 

Yazan : Tantaloğlu  Hüseyin YILDIZ

Dikili Kasabası / Almus / TOKAT

 

 

BENİM BÜYÜĞÜM

 

Benim büyüğüm liderim nasıl olmalı!

Ben bu toplumun nesiyim, nasıl olmalıyım diye sormalı,

Başı açığı, örtülüyü, kollarının altına almalı,

İşte benim vatandaşım sizsiniz diyip gönül almalı.

 

Dertlinin derdine ortak olmalı,

Garibanın, fakirin hali kalmadı,

Yaralar kanıyor, önlem almalı,

Yaşarken, yürürken bize örnek olmalı.

 

Bu nasıl eşitlik, bu nasıl hürriyet?

Bir tarafa hürmet, bolca nimet,

Otur dinle kendini, adaletle hükmet.

Birliği sağla, herkesi bir gör, olma bölücü!

 

Bu milletin parasını ekmeğini yiyorsun,

Bunda başı açığında, başı örteninde hakkı var demiyorsun,

Gerçekten sen bu milleti sevmiyorsun,

Bu milletin çektiğini sen çekmiyorsun…

 

Bu millet kol kola ayırmak istersin,

Düşün okul kapısında ağlayan çocuğun hakkını yersin,

Benim büyüğümsen çocuğumun hakkını verirsin,

Okul kapılarında çocuklarımızı döversin…

 

Kunun mu? Kılık kıyafet mi? Bir Olacak!

Türk milleti elbet gerçek büyüğünü bulacak.

Bu millet büyüktür büyük kalacak.

Benim büyüğüm geçmişinden ders alacak.

 

 

Yazan : Tantaloğlu  Hüseyin YILDIZ

Dikili Kasabası / Almus / TOKAT

 

 

BİTMEYEN SU KANALI

 

Yıllar geçti su kanalı gelecek.

Bol sularla köylünün yüzü gülecek.

Tozanlı dağlarını kimler bilecek.

Yıllar oldu hala su kanalı bitecek,

 

Su kanalı oradan buradan başlı duruyor,

Bu kanala harcanan paraları kimler biliyor,

Kanalda beton kalmamış o da eriyor,

Yıllar oldu bu hali kimler biliyor.

 

Almustan tozanlıya yollar bitmiyor,

Yollar çokta kötü, araba gitmiyor,

Burası memleket değil mi? Kimse bilmiyor.

Yıllardır sulama kanalı neden bitmiyor.

 

Yolların çukurları bitmek bilmiyor,

Buralara hiç milletin vekilleri gelmiyor.

Kaymakamı valisi neden ilgilenmiyor.

Yıllardır sulama kanalı neden bitmiyor.

 

Yeşil ırmağın bereketli suları,

Bitmedi almusun köylerine gelecek su kanalı,

Erimiş mi? Tozanlı dağlarının karları,

Yıllar geçti bitmedi sulama kanalı.

 

Bu yollardan sanki kimse geçmiyor,

Sanki buradaki insanlar oy vermiyor,

Gelenler yiyor gidenler yiyor,

Yıllar geçti neden sulama kanalı bitmiyor?

 

Tokat ili almus’un köyleri, kasabaları,

Millet vekili bakmıyorsa yok mu vali kaymakamı,

Buralara bakmıyorlarsa bıraksınlar makamı,

Yıllar geçti bitmiyor sulama kanalı.

 

Buralar terkedilmiş unutulmuş,

Gelen oy istemiş hep unutulmuş,

Kanal denmiş yol denmiş kandırılmış,

Yıllar geçmiş kanal bitmemiş, suyu akmamış,

 

Yazan : Tantaloğlu  Hüseyin YILDIZ

Dikili Kasabası / Almus / TOKAT